• TEŞVİKDER: Teşvik ve Devlet Destekleri Danışmanları Derneği

TEŞVİKDER

Mehmet Yurdal Şahin

Mehmet Yurdal Şahin

Dr. Mehmet Yurdal ŞAHİN 
Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür v

Harun KAPLAN - Sanayi ve Teknoloji Uzmanı

Bu yazı dizisinde yatırımlara ilişkin destekleri yatırım teşvik sistemi kapsamında ele almaya, yatırım teşvik sisteminin temellerini kavramaya ve farklı teşvik mekanizmaları hakkında bilgi vermeye çalıştık. Yazı dizimizin bu son bölümünde yatırımlara sağlanan diğer avantajlara değinmek ve yatırım teşvik sistemimize ilişkin bazı temel istatistikleri paylaşmak istiyoruz.

Yatırım teşvik sistemi dışında yatırımlara sağlanan devlet yardımları nelerdir?

Yatırım teşvik sistemi her tür yatırımı kapsamamaktadır. Yatırım teşvik sisteminden yararlanmak için mal ya da hizmet üretilmesi gerekmektedir. Buna göre ticarete yönelik yatırımlar yatırım teşvik sistemi dışında kalmaktadır. Ayrıca yatırım teşvik sistemi tutar ve/veya kapasite açısından belirli bir ölçeğin üzerindeki yatırımlara yönelik olup görece düşük ölçekli yatırımlar yatırım teşvik sistemi kapsamına girmemektedir. Bu ve buna benzer yatırım teşvik sisteminin dışında kalan konularda, gerek Bakanlığımız gerekse de diğer kamu kurumları bünyesinde çok çeşitli destekler verilmektedir.

Örneğin, ihracatın desteklenmesi için Ticaret Bakanlığı’nın çeşitli destekleri bulunmaktadır. Ayrıca bakanlığımızın Ar-Ge Teşvikleri, KOSGEB teşvikleri, Kalkınma Ajansları tarafından yürütülen programlar kapsamında sağlanan teşvikler gibi yatırımlara yönelik destek mekanizmaları bulunmaktadır. Yatırımcılarımızın desteklenmesini talep ettikleri faaliyetlerini ve buna yönelik destekleri doğru tespit ederek ilgili kurumlara başvurmaları yerinde olacaktır.

Yatırım Teşvik Belgesi’nde belirtilmeyen diğer destek unsurları

Yatırım teşvik sistemi kapsamında desteklenen yatırımların hangi desteklerden ne şartlarda yararlandığına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi düzenlendiğini belirtmiştik. Söz konusu belgede yer almayan ancak yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yatırım süreçlerine ilişkin maliyetlerin azaltılmasına yönelik olarak ilgili mevzuatlarda yapılan düzenlemelere göre yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcıların yararlanabileceği önemli destek unsurları bulunmaktadır. Buna göre;

• Yatırım mallarına ilişkin olarak bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlara,

• Yatırımlara yönelik gayri maddi hakların kiralanması veya satın alınmasına ilişkin düzenlenen kâğıtlara,

• Sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlara,

• Danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlara, damga vergisi istisnası sağlanmış ve bu kâğıtlar Harçlar Kanunu’nda yazılı harçlardan müstesna tutulmuştur. Bununla birlikte;

• İnşa edilen binalar için, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici emlak vergisi muafiyeti,

• İktisap olunan veya tahsis edilen araziler için, yatırım teşvik belgesi süresince geçici arazi vergisi muafiyeti,

sağlanmıştır.

Yine, Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında yer alan bina inşaat harcı ile imara ilişkin diğer harçlar için istisna getirilmiştir.

Ayrıca,

• Sermaye şirketlerin nakdi sermaye artırımları ve yeni kurulan şirketlerin ödenmiş sermayesinin nakdi olarak karşılanan kısmı için Kurumlar Vergisi Kanunu’nda sağlanan indirim oranının daha yüksek uygulanması,

• Yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi kullanımlarında ve vadeli ithalat işlemlerinde Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) muafiyeti,

• Döviz ya da dövize endeksli kredi kullanımlarında döviz geliri beyan etmeksizin kredi kullanabilme,

• Kredi kullanmada öncelik ve kalkınma yatırım bankalarından uygun koşullu kredi kullanabilme hakkı,

• Finansal kiralama işlemlerinde kira ödemelerine ilişkin KDV’nin indirimli olarak uygulanması imkânları sağlanmıştır.

Yatırım teşvik sistemi kapsamında gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin istatistikler
Önceki bölümlerde yatırım teşvik sistemi kapsamında düzenlenmiş olan yatırım teşvik belgelerine ilişkin bazı istatistiklere yer vermiştik. Burada ise 2012/3305 Sayılı Karar kapsamında destek sağlanarak devam eden ve tamamlanan yatırımlara ilişkin bazı istatistikleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Belge adedi

İptal edilen belgeler hariç olmak üzere 2012-2020 (ilk 6 ay) yılları arasında karar kapsamında 42 bin 376 yatırım için teşvik belgesi düzenlenmiş olup bunlardan 27 bin 336 yatırım halen devam etmektedir. Düzenlenen belgelerin yıllar itibari ile dağılımı aşağıdaki grafiklerle gösterilmiştir. Düzenlenen belge sayısı, genel ekonomik konjonktürün etkisi ile dalgalanmalar göstermekle birlikte yıllar itibari ile artan bir eğilim içindedir. Salgına karşın 2020 yılının ilk yarısında düzenlediğimiz belge sayısı önceki yıllardan daha fazla gerçekleşmiştir. Belge sayısı açısından rekor kırdığımız aylar 2020 yılına ait aylar oldu (Ocak, Mart ve Haziran). Önümüzdeki dönemde de trendin sürmesini temenni ediyoruz.

Karar kapsamında günümüze kadar toplam 15 bin 40 yatırımın tamamlama vizesi yapılmış olup, yatırımların yapıldığı dönemin fiyatlarıyla yaklaşık 235 milyar TL tutarında sabit yatırım gerçekleştirilmiştir. Bu yatırımlar kapsamında 633 bin 620 kişi için istihdam imkânları sağlanmıştır.

Hali hazırda yatırımı devam eden 27 bin 336 yatırımın 25 bin 857’si (%94) yerli, 1.479’u (%6)’u uluslararası sermayeli yatırımcılar tarafından yapılmaktadır. Benzer biçimde, faaliyete geçmiş olan 15.040 yatırımın 14.282 (%95)’si yerli sermayeli firmalar tarafından, 758’i (%5) ise uluslararası sermayeli firmalar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Tablolara göre görece en az gelişmiş bölgemiz olan altıncı bölgede karar kapsamında gerek tamamlanmış gerekse de devam eden yatırım sayısı dördüncü bölgeden daha fazla olarak gerçekleşmiştir. Bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi adına özellikle altıncı bölge için istihdam destekleri yoğunlaştırılmıştır. Bu çabamızın karşılığı olarak yatırım teşvik sistemi kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarla bölgede 134 bin 584 kişiye istihdam imkânları sağlanmıştır. Yine halen devam eden yatırımların tamamlanması ile birlikte 156 bin 526 kişiye daha istihdam sağlanması beklenmektedir. Halen devam eden yatırımların tamamlanması ile ülkemizde toplam 932 bin 295 kişiye istihdam alanı açılması öngörülürken bunların %16.79’unun altıncı bölgede olması beklenmektedir. Karar bazında ülkemizin tamamında gerçekleştirilmiş olan yatırımlarla sağlanan istihdamın %21.24’si altıncı bölgededir. Bölgedeki belge sayısı ve yatırım tutarlarına göre oldukça yüksek seviyelere ulaşan istihdam seviyesi bölgedeki işsizlikle mücadelede önemli katkılar sunmakta, bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi için önemli bir umut kapısı olmaktadır.

Kaynak: Bu yazı Dünya Gazetesinden alınmıştır. 

https://www.dunya.com/ekonomi/yatirim-tesvik-sisteminin-sagladigi-diger-avantajlar-temel-istatistikler-ve-bolgesel-dagilim-haberi-479969

Pazartesi, 24 Ağustos 2020 19:16

Türkiye'de Yatırım Teşvik Uygulamaları

Dr. Mehmet Yurdal ŞAHİN
Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür V.

Ülkelerde değişik amaçlarla uygulanan ancak genel amacı yatırım kararlarını etkileyerek sosyoekonomik yapının iyileştirilmesi olan devlet yardımları ya da yaygın adıyla teşvikler, özellikle son dönemlerde yaşanan ticaret savaşları ile daha da önem kazanmıştır. Bu çerçevede ülkemizde uygulanan teşviklerin yatırımcılarımıza ve ilgili paydaşlarımıza yararlı olacağı düşüncesiyle bir yazı dizisi hazırladık. Ekonomi politikasının ana eksenlerinden birisi malum olduğu üzere yatırımlar. Yatırımları yönlendirmenin yollarının başında da yatırım teşvikleri geliyor.

1- Yatırım teşvikleri nedir?
Yatırım teşvikleri, ülkelerin kalkınma stratejileri ile sosyo-ekonomik ve toplumsal yapısına göre yatırımcıları belirli faaliyetlere yönlendirmek amacıyla kamu tarafından sağlanan nakdi veya nakdi olmayan destekler paketi olarak tanımlanabilmektedir.

Teşviklerle gerek kamunun gerekse de özel sektörün sahip olduğu değerli kaynaklar daha verimli olacağı değerlendirilen alanlara kaydırılmaktadır. Başarılı bir teşvik uygulaması gerçekleştirebilmek, her şeyden önce yatırımların doğru alanlara, doğru zamanda kanalize edilebilmesini sağlamaya bağlıdır. Bu doğrultuda ülkemizde yapılacak yerli ve yabancı yatırımların özendirilmesi ve artırılması için yatırım teşvik politikalarını geliştirmenin çabası içerisindeyiz.

2- Yatırım teşvikleriyle neyi amaçlıyoruz?
Teşvikler çeşitli avantajlar sağladığı için, yatırım kararlarını arzu edilen yöne kanalize etmektedir. Teşvikler ile genel olarak yatırımcılarımıza şu avantajları sağlıyoruz.

Yatırımın maliyetini düşürüyoruz: Vergisel destekler, nakdi destekler, yatırım yeri tahsisi, bürokratik kolaylıklar toplam yatırım tutarını hafifletiyor.

Finansman yükünü azaltıyoruz: Düşük faizli iç ve dış yatırım kredileri ve faiz desteği ile finansman yükünü düşürüyoruz.

Yatırımın kârlılığına katkı sağlıyoruz: Altyapı yatırımlarının devletçe yapılması, enerji desteği, personel desteği, alım garantisi gibi uygulamalarla işletme döneminde yatırımlar karlı biçimde sürdürülüyor.

Yatırım teşvik politikaları, dış ticaret politikaları ile bir bütünlük arz etmekte olup, eşgüdüm içerisinde sürdürülmesi bu politikaların başarılı biçimde uygulanabilmesi için kritik öneme sahiptir. Teşvik uygulamaları, yatırımların artırılmasının yanında ülkelerin uluslararası piyasalar ile eklemlenmeye başlamasını, öncelikli hale gelen dış ticaretteki rekabet koşullarına yurtiçi üreticilerin uyum sağlamasını kolaylaştırabilmektedir. Yatırım teşvikleri ile yurtiçi üreticilere uluslararası pazarlarda avantajlar sağlanmakta ve söz konusu mekanizma ile yerli üretim dış pazarlarda desteklenmiş olmaktadır.

3- Türkiye'de yatırım teşviklerinin tarihsel gelişimi
Yatırım teşviklerinin uygulanması ülkemizde Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar geriye gitmektedir. Türkiye’nin yatırım teşvik tarihi genel ekonomik politik kırılımlarla yüksek korelasyon içermekte olup, 1950 öncesi dönem, 1950-1960 dönemi ve 1960 sonrası dönem olarak üç ana döneme ayrılabilir.

Liberal ekonomik düzenin benimsendiği 1950 öncesi dönemde, devlet eliyle birtakım yatırımlar yapılsa da, özel sektörde sınırlı sermaye birikimi, girişimci kültürünün henüz yerleşmemiş olması, aşar vergisinin kaldırılması ile vergi gelirlerindeki sanayinin payının artırılması gibi sebepler teşvik politikalarının istenildiği ölçüde başarıya ulaşmasını engellemiştir. 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde dünyadaki liberal akımlarla uyumlu biçimde özel sektör tekrar öncelenmeye çalışıldı. Planlı kalkınma yıllarında (1963-1980), ithal ikameci anlayışla sanayinin teşvik edilmesi düşünüldü. Ancak 1973 petrol krizi ve sonrasında yaşanan darboğaz sanayimizin çarklarını adeta durdurdu. Bu durumdan 1980 yılında dış dünyaya açılmaya başlayarak kurtulabildik. 1980 sonrası yatırım teşviklerinin temel dayanağı ihracat yapabilme kapasitesini artırmaktı. Yoğun biçimde ihracat kredileri devlet tarafından kullandırıldı. 1990’lar ise ekonomik konjonktürde yaşanan çalkantılara paralel biçimde teşviklerde yön arama çabaları ile geçmiştir.

2000’li yıllarla birlikte uluslararası yükümlülüklerin ve AB ile uyum çalışmalarının etkisi ile Ar-Ge, KOBİ, istihdam, çevre, bölgesel gelişme gibi çeşitli alanları odağına alan yatırım teşvik uygulamalarını hayata geçirdik. 2009 yılında yatırımların hızlandırılması, yatırımcıların uluslararası alanda rekabet gücünün artırılması, özellikle katma değerli ve yüksek teknolojili yatırımların ülkemizde yapılması ve yatırım, üretim ve istihdamın artırılması amacıyla bölgesel ve sektörel ayrıma dayalı yeni bir teşvik modelini yatırımcılarımızın kullanımına sunduk.

Günümüz teşvik sisteminin genel karakteri nelerdir?

2012 yılında aynı amaca yönelik olarak uygulanmak üzere "2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar" yürürlüğe konuldu. Yatırımcılarımızın ve ülkemizin ihtiyaçları ile uluslararası yükümlülüklerimiz çerçevesinde sürekli güncellenen dinamik bir teşvik sistemi oluşturulmuş oldu.

2009 yılında başlanıp, 2012 yılında aynı amaç için yenilenen kararlarda; Kalkınmada Öncelikli Yöre (KÖY) kavramı yerine, bölgesel gelişmişlik düzeylerini gözeterek kademeler oluşturduk. Ayrıca bu kararda sektörel önceliklendirmeler de yaparak yatırımların doğru yerlerde doğru alanlara yönlendirilmesini sağladık.

Bununla birlikte, gerek vergisel gerekse de istihdama yönelik destek unsurlarını çeşitlendirdik. Yatırım teşviklerindeki uygulamaların ve destek unsurlarının detaylarına, ayrıca 2016 yılında yürürlüğe giren Proje Bazlı Teşvik Sistemi ile 2019 yılında uygulamaya konulan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'na ilişkin merak edilenleri gelecek bölümlerde bulabileceksiniz.

Yukarıda genel çerçevesini çizdiğimiz yatırım teşvikleri genel ekonomik politikalardan bağımsız olarak düşünülemez. Bu kapsamda yatırım teşvik politikaları, yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik politikalarla da bütünlük arz eden ve kamunun ekonomiye müdahalesinde en etkin araçlarından biri olarak önemini korumaktadır. Önümüzdeki dönemde yatırım ve ticaret alanında önemini daha da artıracaktır.

Kaynak: Bu yazı Dünya Gazetesinden alınmıştır. 

https://www.dunya.com/ekonomi/turkiyede-yatirim-tesvik-uygulamalari-haberi-478921

Pazartesi, 31 Ağustos 2020 19:07

Proje Bazlı Teşvik Sistemi

Dr. Mehmet Yurdal ŞAHİN
Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür V.

Giriş
Yazı dizimizin daha önceki bölümlerinde, yatırımların 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar kapsamında desteklenmesine ilişkin bilgiler aktarmıştık. Bu bölümde diğer teşvik sistemlerinden yöntem, uygulama ve destek unsurları açısından ayrılan proje bazlı teşvik sistemini inceleyeceğiz.

Proje Bazlı Teşvik Sistemi’ne neden ihtiyaç duyulmuştur?
2012/3305 saylı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında yatırımlara sağlanabilecek destekler geniş bir yatırımcı kitlesine yönelik olarak ilgili karardaki çerçevenin sınırları içerisinde uygulanmaktadır. Oysaki ülkemizde yapılacak olan bazı özellikli yatırımların ekonomimize kazandırılması için geniş tabanlı destek uygulamalarından ziyade proje odaklı destek uygulamalarına gerek duyulmaktadır. Proje bazlı teşvik sistemi kapsamında, destek unsurları çeşitlendirilerek ve bu destek unsurlarının yoğunlukları projenin niteliklerine uygun biçimde belirlenerek projeye özel destek paketi oluşturulmaktadır. Yani projeye özel destekler sağlanabilmektedir.

Proje Bazlı Teşvik Sisteminin amacı nedir?
Proje bazlı destek sistemi ile üst politika belgelerimizde öngörülen hedefler doğrultusunda küresel ve bölgesel gelişmeler doğrultusunda ülkemizin mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını karşılayacak, stratejik ürünlerde arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığı azaltacak, teknolojik dönüşümü sağlayarak yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve katma değerli üretim yapısına geçişi hızlandıracak yatırımların proje bazında desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Proje Bazlı Teşvik Sistemi'nin yasal dayanağı nedir?
Diğer teşvik sistemlerinden farklı olarak proje bazlı teşvik sistemi 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 2016/9495 sayılı Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar kapsamında desteklenmektedir. Ayrıca her bir projenin hangi destek unsurlarıyla ne şekilde destekleneceğine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmaktadır.

Proje Bazlı Teşvik Sistemi'ne nasıl başvurulabilir, hangi ölçekteki yatırımlar desteklenmektedir?
Proje bazlı teşvik sistemine başvurularda çağrı ve davet usulü olmak üzere iki yöntem belirlenmiştir. Stratejik hedeflerimiz çerçevesinde belirlenecek yatırım konuları ile ilgili olarak Bakanlığımızca çağrıya çıkılarak istekliler arasından uygun görülen projelerin desteklenmesi sağlanabilmektedir. Davet usulünde ise, konusunda yetkin firmalar belirli bir yatırım için projelerini sunmak üzere davet edilmektedir.

Bunların yanında, yatırımcı firmalarımız Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı (TOSHP) kapsamında da Proje Bazlı Teşvik Sistemi’nden desteklenebilmektedir. TOSHP kanalı ile proje bazlı teşvik sistemine yönelik başvurular TOSHP’a ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir.

Proje bazlı teşvik sistemi kapsamında projelerin değerlendirilebilmesi için TOSHP kapsamında asgari 50 milyon TL, diğer projeler için asgari 500 milyon TL tutarında sabit yatırım öngörülmesi gerekmektedir.

Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında sağlanan destek unsurları nelerdir?
Daha önceki bölümlerde değindiğimiz 2012/3305 sayılı Karar kapsamındaki destek unsurlarının hemen hemen hepsine bu sistemde de yer verdik. Bunların yanında proje bazlı teşvik sistemimize özel destek unsurlarını da yatırımcılarımızın istifadesine sunduk. Bu destek unsurların başında nitelikli personel desteği gelmektedir. Yatırımın taahhüt edilen sonuçları sağlaması için gerekli nitelikleri taşıyan, sektöründe özel bilgi, birikim ve tecrübe sahibi, anahtar personel niteliğindeki personel için 5 yıl süresince asgari ücretin 20 katına kadar ücret desteği sağlanmaktadır.

Ayrıca, yatırımcıların işletme dönemi maliyetlerini azaltmak amacıyla destek kararında belirtilen oran, tutar ve süreler aşılmamak kaydıyla 10 yıl süresince tüketilen enerjinin % 50’sine kadar enerji desteği sağlanabilmektedir.

Projenin niteliklerine uygun olarak hibe desteği ya da sermaye katkısı gibi finansal destekler yine bu destek sistemimizde öngörülmektedir. Bunların yanında altyapı desteğine de bu sistemde yer vermekteyiz. Yine izin, tahsis, ruhsat, lisans ve tescil kolaylıklarına ve kamu alım garantisine sistemde yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere destek unsurları oldukça çeşitlilik arz etmektedir. Bunlar arasından hangilerinin yapılacak olan yatırımın niteliklerine uygun olacağına ve tutarına, yatırımcılarla projeye ilişkin yapılacak olan karşılıklı görüşmeler çerçevesinde katılımcı bir anlayışla karar vermekteyiz. Yani terzi usulü, yatırıma özel destek paketi oluşturabiliyoruz.

Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında bugüne kadar neler yaptık?
2016 yılında yasal altyapısını hazırladığımız ve 2017 yılında uygulamaya geçirdiğimiz bu sistemde, bugüne kadar 23 proje için yatırım teşvik belgesi düzenledik. Bunlar arasında tamamlanmaya yakın ve kısmen üretime geçen projeler olmakla birlikte tamamının yatırım süreci devam etmektedir. Bu projelerin toplam yatırımı tutarı 61 milyar TL’nin üzerinde olup, tamamlandığında yaklaşık 25 bin kişiye istihdam sağlamaları beklenmektedir. Mevzubahis 23 projenin tamamlanması ile gerek yerli üretim kabiliyetinin artırılması gerekse de üretilecek rekabetçi ürünler sayesinde cari açığın azaltılmasına önemli ölçüde katkı sağlanacağını öngörüyoruz.

Bunların yanında, toplam sabit yatırım tutarı yaklaşık 144 milyar TL olan 13 proje için ilgili yatırımcılara davet mektubu gönderilmiş olup, bu yatırımlarla yaklaşık 25 bin kişiye istihdam sağlanması beklenmektedir.

Ülkemiz sanayisinin yapısal dönüşümünde atılım yaratması beklenen ve yerli yatırımcılarımızın yanı sıra uluslararası doğrudan yatırım girişine katkı sağlayan yabancı yatırımcılarımız tarafından gerçekleştirilecek bu yatırımlar arasında, yerli ve milli otomobilimizin üretimi, katater, stent, kalp kapakçığı üretimi, güneş paneli üretimi, hibrit motor üretimi, zırhlı araç üretimi, insansız hava aracı üretimi, milli muharip uçak tasarımı, yarı iletken ve çeşitli sensörlerin üretimi, çeşitli petro-kimya ürünleri üretimi gibi yatırımlar yer almaktadır.

Yenilikçi ve esnek bakış açısıyla tasarlanan proje bazlı teşvik sistemimize ilişkin yatırım çevrelerinden alınan olumlu geri dönüşler, ülkemizin üretim potansiyelini gerçekleştirmek ve bu yolda sanayicilerimize daha etkili destek mekanizmaları sunmak ve bunları geliştirmek adına motivasyonumuzu artırmaktadır. İnanıyoruz ki bu kapsamdaki projeler önümüzdeki dönemde daha da artarak ülkemiz ekonomisinin can damarları olacaktır.

Kaynak: Bu yazı Dünya Gazetesinden alınmıştır. 

https://www.dunya.com/ekonomi/proje-bazli-tesvik-sistemi-haberi-479804